Yerli ve Milli Füze Sistemlerinde Kapasite ve Menzil Artışı

Yerli ve milli füze sistemlerinde üretim kapasitesi ve menzil artışı, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin açıklamalarıyla gündeme geldi.

Dünya, savaş gündemiyle çalkalanırken, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam etmekte, İran ise karşılık vererek Orta Doğu’daki ABD üslerine ve İsrail topraklarına misillemelerde bulunmaktadır. Bu durum, Körfez bölgesini bir ateş çemberine dönüştürerek savunma yatırımlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye, bu süreçte savunma sanayisinde kapasite ve menzil artışı için harekete geçti.

Son çeyrek asırda önemli atılımlar gerçekleştirilen bu alanda yeni bir dönem başlıyor. Ankara’da düzenlenen ROKETSAN Stratejik İş Ortakları Zirvesi’nde Genel Müdür Murat İkinci, dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İkinci, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Yerli Üretim Seviyesi Yüzde 92

Yaşanan savaş gibi gelişmelerin dünya genelindeki tedarik zincirlerini derinden etkilediğine dikkat çeken İkinci, ROKETSAN’ın ulaştığı yerli üretim seviyesinin bu olumsuz etkileri sınırladığını ifade etti. İkinci, “Yüzde 92 seviyesinde yerli ve milli kaynakları kullanma oranına ulaştık. Tedarik zincirindeki aksaklıklardan etkileniyoruz ama yüzde 90 üzerindeki yerli katma değer oranıyla çalıştığımız için bu durum, diğer rakiplerimizle kıyaslandığında bizi daha az etkiliyor” şeklinde konuştu.

Yerli Üretim Yatırımları Devam Ediyor

İkinci, gelecekteki olası risklere karşı alternatif kaynaklar oluşturma çabalarının sürdüğünü belirterek, “Mümkün olduğunca alternatif kaynaklar ve yerli üretime ciddi yatırımlar yaparak bağımsız bir savunma sanayii kurmaya çalışıyoruz. Bu süreçte ne kadar doğru adımlar attığımızı görmekteyiz. Tedarik zinciri ciddi bir darbe aldı ama yine de üretimimize devam edebilme kabiliyetimiz büyük bir avantaj” dedi.

Seri Üretim Kapasitesinde Artış Bekleniyor

ROKETSAN’ın elde ettiği gelirleri altyapı ve seri üretim kapasitesine yönlendirdiğini vurgulayan İkinci, yakın dönemde kapasite artışlarına dair yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti. “ROKETSAN, kazandığı tüm gelirleri seri üretim kapasitesini artırmak için altyapısına yatırıyor. Yakında bu konularda güzel haberler vereceğiz” diyen İkinci, artışların birçok sistemde etkisini göstereceğini belirtti.

İkinci, “Bu mevcut altyapılara ek olarak gerçekleştirdiğimiz kapasite artışlarıyla sadece TAYFUN balistik ve SOM seyir füzesi değil, ATMACA, SİPER, HİSAR gibi tüm sistemlerin üretim kapasitelerinin arttığını göreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

SİPER-2 Hedefi: Seri Üretim

SİPER-2 hava savunma füzesine ilişkin soruları da yanıtlayan İkinci, sistemin geliştirme sürecinin devam ettiğini ve seri üretime geçişin hedeflendiğini söyledi. “SİPER-2, TÜBİTAK SAGE’nin tasarladığı bir füze. Biz de üretim sürecinde iş ortağı olarak yer alacağız” ifadesini kullandı. SİPER-2’nin SİPER ailesinin en üst düzey füzeleri arasında yer alacağını belirten İkinci, testlerin sürdüğünü ve en kısa zamanda seri üretime geçmeyi hedeflediklerini kaydetti.

İkinci, hava savunma kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik çalışmaların yalnızca SİPER ile sınırlı kalmayacağını, Çelik Kubbe Hava Savunma Sistemi kapsamındaki tüm unsurlar, HİSAR ve SUNGUR aileleri ile yeni nesil füze sistemlerinde kabiliyet artırma çalışmalarının devam ettiğini vurguladı. Mevcut sistemlere yeni sensörler ve ilave kabiliyetler kazandırmaya devam edeceklerini belirten İkinci, SİPER ailesine ilerleyen süreçte yeni üyelerin de katılacağını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu