Ortadoğu’da Kültürel Miras Tehdit Altında: Lieber Kanunu Unutuldu
Ortadoğu’daki savaşlar, kültürel mirası tehdit ediyor. Lieber Kanunu’nun ihlali ve İran’daki tahribatlar gündemde.
Ortadoğu’daki savaşların devam etmesi, bölgedeki kültürel ve tarihi alanları giderek daha fazla tehdit ediyor. İran, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 29 alana ev sahipliği yapıyor. Bu durum, hem Ortadoğu ülkeleri hem de UNESCO’nun mirasın korunması için yeniden yardım çağrısında bulunmasına neden oldu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıları, UNESCO Dünya Mirası olarak kabul edilen Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun gibi 56’dan fazla tarihi esere ve müzeye ağır zarar verdi. Bu bağlamda, 1863 tarihli Lieber Kanunu’nun hatırlanması önem taşıyor. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu’nun başkanı arkeolog Nezih Başgelen, bu kanunun, kültürel mirasın askeri operasyonlar sırasında korunmasına dair ilk hukuki düzenleme olduğunu belirtiyor. Başgelen, “Lieber Kanunu, kültürel malların müsaderesini yasaklamakta ve kültürel amaçlarla kullanılan binaların korunmasını yasal olarak güvence altına almaktadır” diyor.
Ancak günümüzde, Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun başta olmak üzere birçok tarihi eser ciddi hasar görmekte. Başgelen, bu kanuna göre kültürel eserlerin gasp edilemeyeceğini, satılamayacağını ve zarar verilemeyeceğini vurguluyor. İlginç bir şekilde, bu ABD yasası, sonraki savaşların yürütülmesine ilişkin uluslararası sözleşmelere temel teşkil etmesine rağmen, günümüzde ABD Başkanı tarafından hiçe sayılmakta.
İnsanlık Suçu
Başgelen, ABD Başkanı Trump’ın bu tür bir insanlık suçunu gerçekleştirmesinin, ABD’nin kurucu babalarının bile kemiklerini sızlatacak bir durum olduğunu ifade ediyor. Trump’ın emriyle gerçekleştirilen saldırıların, Lieber Kanunu ve diğer uluslararası anlaşmalarla açıkça yasaklandığını belirtiyor. Başgelen, “Başkan Trump’ın emri olsa bile, bu saldırılar hem ulusal hem de uluslararası yasalarla men edilmiştir” diyor.
ABD Başkanı’nın İran’ın UNESCO listesindeki kültürel mirasına zarar vermesinin sonuçları merakla bekleniyor. 1998 yılında kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Statü Md.8.2 (b)ix, dini, eğitim, sanat ve bilim amaçlı binalara yönelik kasten saldırıları savaş suçu olarak tanımlamakta. UCM, en son 2012 yılında Mali’de kültürel mirasa zarar veren bir kişiyi savaş suçundan mahkum etmişti.
En Çok Hasar Tahran’da
İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı, ABD ve İsrail’in saldırılarında en az 56 müze, tarihi yapı ve kültürel alanın doğrudan hedef alındığını ve ciddi yapısal hasar oluştuğunu açıkladı. En fazla hasarın Tahran’da meydana geldiği belirtiliyor. İsfahan’daki Nakş-ı Cihan Meydanı kompleksi de saldırıların hedefi oldu. Ayrıca, Loristan ve Kirmanşah eyaletlerindeki tarihi yapılar ile Buşehr’deki bazı tarihi konaklar da zarar gördü.
Çağrı
Uluslararası kurumlara yapılan çağrıda, İran’ın kültürel mirasının korunması için resmi itirazların, diplomatik ve hukuki kanallar aracılığıyla UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlara iletildiği ifade edildi.




