Tohum Otizm Vakfı’ndan İş Dünyasına Nöroçeşitlilik Çağrısı
Tohum Otizm Vakfı, iş dünyasını nöroçeşitliliğin potansiyelini keşfetmeye davet ediyor. Farklı zihinler, kurumların gücüdür.
2003 yılından bu yana otizmli çocukların topluma kazandırılması için çalışan Tohum Otizm Vakfı, Nöroçeşitlilik Haftası dolayısıyla iş dünyasına önemli bir çağrıda bulunuyor. Vakıf, nöroçeşitliliğin iş hayatındaki potansiyelini keşfetmeye ve kapsayıcı istihdamın yaygınlaşmasına katkı sağlamaya davet ediyor. 2010 yılından bu yana 16 firma ile yürütülen kapsayıcı istihdam projeleri, 61 otizmli bireyin iş gücüne katılmasına olanak tanıdı.
Dünya genelinde kutlanan Nöroçeşitlilik Haftası, insanların dünyayı algılama, öğrenme ve düşünme biçimlerindeki farklılıkların değerli olduğunu vurguluyor. Otizm, DEHB, disleksi ve Tourette sendromu gibi nörolojik farklılıkların bir eksiklik değil, insan çeşitliliğinin bir parçası olduğunu belirten bu hafta, eğitimden istihdama kadar her alanda daha kapsayıcı yaklaşımların gerekliliğine dikkat çekiyor. Farklılıkların dışlanmadığı, aksine değer ürettiği kurumlar ve toplumlar, geleceğin en güçlü yapıları olarak öne çıkıyor.
Tohum Otizm Vakfı, Türkiye’deki otizmli bireylerin erken tanı ve bilimsel temelli özel eğitimle desteklenmesi için çalışmalar yürütüyor. Ayrıca, kapsayıcı istihdam modellerinin yaygınlaştırılması amacıyla iş dünyasına rehberlik ediyor. 2010 yılından bu yana kurumlara yönelik farkındalık eğitimleri, danışmanlık hizmetleri ve kapsayıcı istihdam programları geliştirerek, nöroçeşitli bireylerin iş hayatına katılımını artırmayı hedefliyor. Vakfın öncelikli çalışma alanları arasında otizm dostu iş ortamlarının oluşturulması, farkındalığın artırılması, kapsayıcı politikaların benimsenmesi ve istihdam fırsatlarının yaratılması yer alıyor.
Tohum Otizm Vakfı Genel Müdürü Seda Köknel, Nöroçeşitlilik Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, toplumun hâlâ nörotipik varsayımlar üzerine kurulu olduğunu belirtti. İşe alım süreçleri, mülakat formatları ve dijital arayüzlerin ortalama bir beyin için tasarlandığını ifade eden Köknel, her bireyin dünyayı farklı algıladığını ve bu farklılıkların büyük bir potansiyel barındırdığını vurguladı. İş dünyasının önünde önemli bir fırsat olduğunu dile getirerek, farklı düşünen zihinleri sistemlere uyum sağlamaya çalışmak yerine, sistemleri bu çeşitliliği kapsayacak şekilde yeniden tasarlamak gerektiğini söyledi. Nöroçeşitliliğin bir eksiklik değil, doğru yaklaşımla inovasyon, yaratıcılık ve sürdürülebilir başarı için güçlü bir kaynak olduğunu belirten Köknel, Türk iş dünyasını bu gücü keşfetmeye ve kapsayıcı istihdamı birlikte geliştirmeye davet etti.




