Arnavutköy’de Yunan Ailenin 150 Yıl Sonra Tarihi Ziyareti
Yunanistan’dan gelen bir aile, Arnavutköy’de atalarının izini sürdü. 150 yıl sonra gerçekleşen bu ziyaret, kültürel bağları güçlendirdi.
İstanbul’un Arnavutköy ilçesine bağlı Boğazköy Mahallesi, anlam dolu bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Yunanistan’dan gelen bir aile, yaklaşık 150 yıl önce gerçekleşen nüfus mübadelesi nedeniyle ayrıldıkları atalarının izini sürmek amacıyla bu bölgeye geldi.
Aile, geçmişte atalarının yaşadığı evi bulmak için eski fotoğraflar ve belgelerle mahallede araştırmalar yaptı. Boğazköy sokaklarını adım adım gezen aile, köydeki yerleşim izlerini inceleyerek eski anıları canlandırmaya çalıştı. Ancak, tüm çabalara rağmen aradıkları evin kesin konumunu belirlemeyi başaramadılar.
Mahalle halkı, misafirlerini sıcak bir şekilde karşıladı. Ziyaret sırasında köy kahvesinde Türk kahvesi ve çay ikram edildi, eski yerleşim alanları birlikte gezildi. Türkçe bilmeyen aile üyeleri, köy sakinlerinin rehberliği sayesinde bölgeyi keşfetme fırsatı buldu.
George Birmpoutsoukis, ziyaret sırasında büyükbabasının bu köyde doğup büyüdüğünü belirterek, buraya gelmenin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Evi bulamamış olsalar da atalarının yaşadığı topraklarda bulunmanın kendileri için gurur verici olduğunu dile getirdi. Bir diğer aile üyesi Panagiotis Birmpoutsoukis ise, eski ev kalıntıları bulduklarını ancak bu yapıların yıkıldığını belirterek duygularını paylaştı.
Boğazköy Mahallesi Muhtarı Ersin Esenboğa, bu ziyaretin mahalle için önemli bir anlam taşıdığını vurguladı. Esenboğa, “Mahallemizin geçmişi çok güzel, geleceği daha da güzel olacak” diyerek, bu tür ziyaretlerin kültürel bağları güçlendirdiğini ifade etti.
Mahalle sakinleri, ziyaret boyunca aileye rehberlik ederek Türk misafirperverliğini sergilediklerini belirtti. Boğazköy’ün tarihi dokusuna dikkat çeken vatandaşlar, bölgenin geçmişte sinema filmlerine de ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Yaklaşık 150 yıl aradan sonra gerçekleşen bu ziyaret, Boğazköy’de geçmiş ile bugün arasında duygusal bir köprü kurarken, iki ülke halkları arasındaki kültürel bağların hâlâ canlı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.




