Tarih Dünyasının Işığı: İlber Ortaylı’nın Mirası

İlber Ortaylı, akademik çalışmaları ve televizyon programlarıyla tarihe ışık tutan önemli bir tarihçi olarak hayatını kaybetti.

Türk tarihçiliğine önemli katkılarda bulunan İlber Ortaylı, 78 yaşında İstanbul’da yaşamını yitirdi. Uzun süredir tedavi gördüğü Koç Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybeden Ortaylı, diyabet ve böbrek rahatsızlığı nedeniyle entübe edilmişti.

İlber Ortaylı, Türkiye’de tarih denilince akla gelen ilk isimlerden biri olarak tanınıyordu. Akademik çalışmaları, televizyon programları ve kendine has üslubuyla geniş kitlelere tarihi sevdiren bir tarihçi olarak biliniyordu. Renkli kişiliği ve etkileyici hitabetiyle sadece akademik çevrelerde değil, toplumda da “tarihi anlatan hoca” olarak hafızalarda yer etti.

Ortaylı’nın en dikkat çekici kavramlarından biri, toplumsal yozlaşmaya karşı bir uyarı niteliği taşıyan ‘yarı cahillik’ eleştirisiydi. O, insanın bilmediğini bilmesinin bir erdem olduğunu savunarak, az bilgiyle çok fikir sahibi olmanın tehlikelerine sıkça dikkat çekti. Merak ve disiplinin entelektüel derinlik kazandıracağını vurgulayan Ortaylı, halkımıza ‘bakmak ile görmek’ arasındaki farkı öğretti.

İlber Ortaylı, 21 Mayıs 1947’de Avusturya’nın Bregenz şehrinde Kırım Tatarı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi, Ortaylı daha iki yaşındayken Türkiye’ye göç etti. Annesi Şefika Ortaylı, Ankara Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaparken, babası Kemal Ortaylı ise Kırım tarihi üzerine eserler yazdı. Çok dilli bir ortamda büyüyen Ortaylı, küçük yaşlardan itibaren çok kültürlü bir atmosferde yetişti.

Orta öğrenimini İstanbul Avusturya Lisesinde tamamlayan Ortaylı, 1965 yılında Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu ve ardından Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümüne girdi. Burada, Türkiye’nin önde gelen akademisyenlerinden ders aldı. 1970 yılında mezun olduktan sonra yüksek lisans için ABD’de University of Chicago’da Halil İnalcık ile çalıştı. 1974 yılında doktorasını tamamlayarak 1979’da “Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla doçent unvanını aldı.

1982 yılında üniversitelere uygulanan siyasi yaptırımlara karşı çıkarak görevinden ayrılan Ortaylı, bu süreçte Avrupa’nın çeşitli üniversitelerinde dersler vermeye başladı. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Cambridge ve Oxford gibi şehirlerde seminerler düzenleyerek uluslararası akademik çevrelerde tanınan bir tarihçi haline geldi. 1989 yılında Türkiye’ye döndü ve profesör unvanını aldı, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde İdare Tarihi Anabilim Dalı başkanlığı yaptı.

2005 yılında Topkapı Sarayı’nın müze müdürlüğüne atanan Ortaylı, bu görevde yedi yıl kaldıktan sonra 2012 yılında emekli oldu. Akademik kariyerinin yanı sıra Galatasaray Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve diğer kurumlarda ders vermeye devam etti.

İlber Ortaylı, akademik çalışmalarının yanı sıra televizyon programlarıyla da geniş kitlelere ulaştı. TRT’de yayımlanan “İlber Ortaylı ile” belgesel programı ve NTV’deki “Tarih Dersleri” programı ile tarih konularını geniş kitlelere anlattı. Ayrıca, uzun yıllar Milliyet gazetesinde yazılar kaleme aldı ve çok sayıda makale ve kitabı yayımlandı.

İleri düzeyde birçok dil bilen Ortaylı, Osmanlıca, Kırım Tatarca, Arapça, Farsça, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca, Rusça, Slovakça, Romence, Sırpça, Hırvatça ve Boşnakça dillerine hâkimdi. 30 bin civarında kitabı bulunan Ortaylı, bunlardan 5 binini Galatasaray Üniversitesi’ne bağışlamıştı. Tarih biliminin Türkiye’de popülerleşmesinde önemli bir rol oynayan Ortaylı, 2001 yılında Aydın Doğan Ödülü, 2007’de Rusya tarafından verilen Puşkin Madalyası ve 2017’de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü gibi birçok ödül kazanmıştır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu