Sahipsiz Köpeklerin Sayısı ve Barınak Kapasitesi Arasındaki Uçurum
Türkiye’de sahipsiz köpeklerin toplanma oranı ve barınak kapasitesi arasındaki fark tartışma yaratıyor.
Türkiye’de sahipsiz köpeklerin sokaklardan toplanmasıyla ilgili yapılan açıklamalar, mevcut barınak kapasitesiyle karşılaştırıldığında önemli bir tartışma konusu haline geldi. Ülke genelinde sahipsiz köpeklerin %97’sinin toplandığı belirtilirken, bu sayı yaklaşık 3,8 milyon olarak hesaplanıyor. Ancak belediyelere ait hayvan barınaklarının toplam kapasitesi yalnızca 89 bin 451 olarak ifade ediliyor.
Hayvan Hakları İzleme Komitesi ve Yaşamdan Yana Derneği tarafından yayınlanan bir raporda, Türkiye’deki 1111 belediyeden 838’inin hayvan bakımevi bulundurmadığı ve 273 belediyedeki tesislerin toplam kapasitesinin 89 bin 451 hayvanla sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Bu durum, sokaklardan toplanan köpeklerin yalnızca küçük bir kısmının barınaklarda kalabileceği anlamına geliyor. Aradaki büyük fark, hayvanların durumuna ilişkin daha detaylı ve güncel verilere olan ihtiyacı artırıyor.
Toplanan hayvanların akıbeti ise kamuoyunda merak konusu. Hangi köpeklerin sahiplendirildiği, hangilerinin hâlâ bakımevlerinde bulunduğu veya yaşamını yitirdiği gibi konularda kapsamlı bir rapor henüz paylaşılmadı. 24 Saat Gazetesi, CİMER aracılığıyla Tarım ve Orman Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na çeşitli sorular yöneltti. Ancak, Tarım ve Orman Bakanlığı, istenen bilgilerin özel bir çalışma gerektirdiğini belirterek detaylı veri sunmadı.
İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen sorular arasında, belediyelere yönelik işlemler, usulsüz hayvan toplama şikayetleri ve hayvanların terk edilmesi gibi konular yer aldı. Ancak bu konularda da somut verilere ulaşılamadığı ifade edildi. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na yapılan itirazların da kabul edilmediği bildirildi.
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Dr. Gülay Ertürk, hayvan sayısı ile bakımevi kapasitesi arasındaki uyumsuzluğun sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Barınaklarda aşırı kapasite, hayvanların stres seviyelerini artırarak bağışıklık sistemlerini zayıflatabilir ve bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırabilir. Bu durum, hayvanların yeterli beslenmesi, temiz suya ulaşması ve gerekli veteriner tedavilerinin zamanında sağlanması gibi temel bakım hizmetlerini de zorlaştırmaktadır.
Dr. Ertürk, sahipsiz hayvan popülasyonunun uzun vadeli yönetiminde yalnızca toplama çalışmalarının yeterli olmayacağını, etkin kısırlaştırma ve sahiplendirme çalışmalarının kalıcı bir çözüm için kritik olduğunu belirtti. Ayrıca, sahipli hayvanların kayıt altına alınması, hayvan terklerinin önlenmesi ve sorumlu hayvan sahipliğinin teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
30 Temmuz 2024’te TBMM’de kabul edilen sahipsiz hayvanlara dair yasal düzenleme, 2 Ağustos 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Ancak, bu süreçte sokaklardan alınan hayvanlara ilişkin verilerin şeffaf bir şekilde takip edilebilmesi önemli bir tartışma konusu haline geldi. Açıklanan milyonlarca hayvan sayısı ile barınak kapasitesi arasındaki farkın nasıl oluştuğunun aydınlatılması için sahiplendirme, ölüm, ötanazi ve mevcut bakımevi nüfusuna dair güncel verilerin açıklanması bekleniyor.




