Kılıçdaroğlu’na Su İkramı Yapılmaması Alevilerden Tepki Çekti
Kılıçdaroğlu’na Hacıbektaş’taki anma töreninde su verilmemesi Alevi vatandaşların tepkisini çekti.
2024 yılında Hacıbektaş’ta gerçekleştirilen anma etkinliklerinde, Kemal Kılıçdaroğlu’na su ikram edilmemesi yeniden tartışma konusu oldu. Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı sonrasında Alevi toplumu, bu durumu eleştirerek, Kılıçdaroğlu’nun önüne su konulmamasını Kerbela olayına benzetti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal etti. Bu kararın ardından Kılıçdaroğlu ve ekibi görevlerine geri dönerken, CHP içinde krizin büyümesi kaçınılmaz oldu.
Hacıbektaş’taki anma etkinliklerinde çekilen bir fotoğraf, Kılıçdaroğlu’nun önüne su konulmadığını gösterdi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in masalarının önüne su konulurken, Kılıçdaroğlu’nun durumu dikkat çekti. Bu durumu değerlendiren Kılıçdaroğlu, ‘Su verilmemesinin bilerek mi yoksa bilmeyerek mi yapıldığını bilemiyorum, ancak bu durum Hacı Bektaş ruhunu gölgelememeli.’ şeklinde konuştu.
Alevi vatandaşlar, bu olayın ardından Kılıçdaroğlu’na destek vererek, o fotoğraf karesinin her şeyin dönüm noktası olduğunu ifade ettiler. Bir Alevi yurttaş, ‘Bir bardak su bazen sadece su değildir. Hacı Bektaş’taki o görüntü, milyonlarca Alevi yurttaşın hafızasında derin bir yara olarak kaldı. Çünkü Kerbela’yı bilenler, susuz bırakılmanın neyi simgelediğini de bilir.’ dedi.
Kerbela olayı, Hicri 61. yılda (MS 680) gerçekleşmiş ve Hz. Hüseyin’in şehit edilmesiyle sonuçlanmıştır. Emevi halifesi Yezid’in orduları, Ehlibeyt kervanının Fırat Nehri’ne ulaşmasını engelleyerek onları günlerce susuz bırakmıştı. Bu olay, Alevi toplumu için derin bir acı ve matemin sembolü olarak kabul edilmektedir.
Kerbela’da yaşanan susuzluk, Alevi vatandaşlar açısından asırlardır süregelen bir hüzün ve kaybın simgesi olmuştur. Kervanda bulunan kadınlar, yaşlılar ve çocuklar, kavurucu çöl sıcağında susuzlukla mücadele ederken, Emevi ordusunun uyguladığı baskı ve abluka, 10 Muharrem’de doruğa ulaşmış ve Hz. Hüseyin ile 72 yareninin acımasızca şehit edilmesiyle sonuçlanmıştır.




