Orhan Veli’nin İmzalı Kitabı 500 Bin Liraya Satıldı

Orhan Veli’nin Yahya Kemal’e imzaladığı kitap, 500 bin liraya alıcı buldu. Bu durum, edebiyat dünyasında tartışmalara yol açtı.

Son günlerde edebiyat dünyasında önemli bir tartışma konusu haline gelen olay, Orhan Veli’nin Yahya Kemal’e imzaladığı kitabın 500 bin liraya satılması. Bu durum, “İmzalı bir kitap bu kadar değerli olabilir mi?” sorusunu gündeme getirdi.

Sahaflarla yaptığım görüşmelerde, bu tür kitapların fiyatlarının son yıllarda ciddi şekilde arttığını öğrendim. Bir sahaf arkadaşıma, bu durumu sorduğumda, “On-beş yıl önce kimse bu tür kitaplara ilgi göstermezdi. Ancak son dönemde fiyatlar fırladı, biz de bu duruma şaşırıyoruz,” yanıtını verdi.

Orhan Veli, yaşamı boyunca maddi sıkıntılarla boğuşmuş bir şairdir. Sevgilisi Nahit Hanım’a yazdığı mektuplarda, bu zorlukları açıkça ifade etmiştir. Mektuplarında, “Mektubu postalayacak param yok,” diyerek durumu net bir şekilde ortaya koyar. Dönemin gazetelerine ve dergilerine yazmak istemesine rağmen, ya çok az ücret ödeniyor ya da hiç ödeme yapılmıyordu. 1945-1946 yılları arasında çalıştığı Tercüme Bürosu’ndaki memuriyeti sona erince, maddi sıkıntıları daha da artar. Sonunda, İstanbul’daki ailesinin yanına sığınmak zorunda kalır. Çeviri işleriyle geçimini sağlamaya çalışır ve Fransızca bildiği için Şevket Rado’dan iş ister. La Fontaine’in Masalları’nın çevirisi Orhan Veli’ye aittir ve Doğan Kardeş tarafından yayımlanmıştır. Ayrıca, “İşsizlik” adlı bir öykü yazarak, kendi yaşamındaki maddi zorlukları anlatır.

Parasızlık artık dayanılmaz hale gelince, Nahit Hanım’a yazdığı bir mektupta, vatman ya da balıkçı olma isteğini dile getirir. Aynı zamanda, “gericiliğe karşı” çıkış yaptığı “Yaprak” gazetesini yayımlamaya çalışır, ancak matbaaya ödeme yapamaz hale gelir. Bu nedenle, Abidin Dino’dan hediye olarak aldığı değerli tabloları satmak zorunda kalır. Kış aylarında ise eprimiş bir pardösü ile geçinmek zorunda kalır.

Yahya Kemal ile İlişkisi

Orhan Veli, 13 Haziran 1941 tarihinde, “Türk şiirinin efendisi büyük Yahya Kemal’e” diyerek Garip’in 1941 yılı ilk baskısını imzalar. Ancak, bu kitabın nasıl sahaflara düştüğü sorusu merak uyandırıyor. Yahya Kemal’in vefatından sonra, kişisel eşyaları ve evrakları Eminönü’ndeki Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Medresesi’ne yerleştirilmiş ve burası müze haline getirilmiştir. Belki de Yahya Kemal, Orhan Veli’nin imzalı kitabını önemsemeyip bir yere atmış, zamanla bu kitap elden ele geçmiş ve günümüze ulaşmıştır. Orhan Veli’nin vefatından sadece üç hafta önce, Yahya Kemal’e bir başka kitap daha imzaladığını biliyor musunuz? O kitabın akıbeti ise merak konusu.

Cihat Tanyol, Yahya Kemal ile görüşerek bu konuyu araştırmış ve bir kitap yazmıştır. Tanyol, 17 Ekim 1950’de Orhan Veli’nin “Destan Gibi” adlı kitabını bulur ve bu kitabı “En genç şairimize” diyerek imzalamıştır. Bu durum, Orhan Veli’nin Yahya Kemal’e olan saygısını gösterirken, aynı zamanda ikili arasında bir şakalaşma olduğunu da ortaya koyar. Orhan Veli, 21 Mart 1947’de verdiği bir röportajda, “Günümüz şairlerini nasıl buluyorsunuz?” sorusuna, “Doğrusu gençlerden en beğendiğim Yahya Kemal!” yanıtını vermiştir. Bu da, imzaladığı kitabın arka planını aydınlatmaktadır.

Orhan Veli, yeni nesil şiir anlayışının temsilcisi olarak bilinirken, Yahya Kemal ise eski şiirin simgesidir. Farklı düşüncelere sahip olmalarına rağmen, Orhan Veli, Yahya Kemal’i eserlerinde ve röportajlarında her zaman övmüştür. Bir röportajında, “Şeyh Galip’ten beri bir asır zürriyetsiz kalmış olan Türk şiiri ancak Yahya Kemal’le yeniden devama başladı,” diyerek onun değerini vurgulamıştır.

Cenaze

Orhan Veli, 14 Kasım 1950’de hayata veda etti. Cenazesine birçok önemli isim katılırken, Yahya Kemal’in yokluğu dikkat çekti. Tanyol, Yahya Kemal’in cenazeye katılmama nedenini şöyle açıklar: “Bu gençlerin şiir anlayışı bizimkine muhalif. Cenazeye gitmem, bu durumu istismar edebilirler. Gazeteler, ‘Yahya Kemal cenazede vardı’ diye yazarlar ve bu onların şiir anlayışı için bir reklam olabilir.” Bu durum, Yahya Kemal’in cenazeye katılmama kararını sorgulamamıza neden oluyor.

Günümüzde birçok imzalı kitap müzayedelerde alıcı bulurken, Orhan Veli’nin kitabının 500 bin liraya satılması, onun yaşamı boyunca kıymetinin bilinmediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sahaf arkadaşımın dediği gibi, “Yaşarken kıymet verilmemiş, bugün imzalı kitabına yarım milyon veriliyor, hayat ne ilginç!”

Son

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu