Doç. Dr. Şenay Balbay: Dijital Ürün Pasaportu Olmayanlar İhracatta Zorlanacak
Doç. Dr. Şenay Balbay, Dijital Ürün Pasaportu’nun 2026’dan itibaren zorunlu hale geleceğini ve ihracatçılar için büyük riskler taşıdığını belirtti.
Dijital Ürün Pasaportu Olmayanlar İhracatta Zorlanacak. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakatı çerçevesinde hayata geçirilen Dijital Ürün Pasaportu (DPP) uygulaması, 2026 yılından itibaren kademeli olarak yürürlüğe girecek.
Türk ihracatçısının küresel pazardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla İnovakademi ve Sürdürülebilir Ticaret Derneği, stratejik bir eğitim ve danışmanlık programı başlattı. Bu program, Doç. Dr. Şenay Balbay’ın liderliğinde geliştirilen içerik ile katılımcılardan yoğun ilgi görüyor.
Akademik ve yasal çerçeveyi inceleyen Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Doç. Dr. Şenay Balbay, Dijital Ürün Pasaportu’nun yalnızca teknik bir belge olmadığını, aynı zamanda bir ticaret rejimi olduğunu belirtti. Balbay, “Dijital Ürün Pasaportu, bir ürünün ham maddesinden geri dönüşümüne kadar tüm yaşam döngüsünü şeffaf bir biçimde kayıt altına alıyor. 2026’dan itibaren bu veri setini sunamayan ürünlerin AB gümrüklerinden geçişi mümkün olmayacak. Bu bir tercih değil, zorunluluk. Şirketlerin yaşam döngüsü analizlerini bilimsel temellere oturtması ve verilerini uluslararası denetim standartlarında doğrulatması gerekiyor. Bu projeyle, bilginin sanayiye aktarıldığı güvenli bir liman inşa ediyoruz,” dedi.
İnovakademi Kurucusu Gökhan Erol ise 35 yıllık dış ticaret deneyimiyle sürecin sanayi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Erol, “Türk sanayicisi kaliteli üretir ve zamanında teslim eder, ancak değişen regülasyonları göz ardı ediyor. Dijital Ürün Pasaportu, ihracatçılar için bir ‘dijital vize’dir. Bu vizeyi alamazsanız, ürünleriniz gümrükte kalır ve rakipleriniz sizin yerinizi alır. Özellikle Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve İstanbul gibi üretim merkezlerindeki sektörler için bekleme dönemi sona erdi. İnovakademi olarak, sanayicinin ticari sırlarını koruyarak dijital dönüşüm sürecini nasıl yöneteceklerini gösteren bir strateji sunuyoruz. Artık pazar kaybetmeye tahammülümüz yok,” ifadelerini kullandı.
Nisan ayında başlayacak olan eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, tekstil, otomotiv yan sanayi, plastik ve kimya gibi önemli sektörlerin yoğunlaştığı illerde gerçekleştirilecek. Program sonunda şirketler, veri katmanlandırma, ticari gizlilik yönetimi, tedarikçi izleme sistemleri ve finansal yüklerin yönetimi gibi konularda uzmanlaşarak, 2026’da yürürlüğe girecek yeni ticaret düzenine hazırlıklı hale gelecekler.




