Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı başlıyor
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı, şirketler ve tedarikçilerin çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında dönüşümünü destekleyecek.
UN Global Compact Türkiye tarafından MEXT iş birliği ve Türkiye İş Bankası desteğiyle hazırlanan Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı, şirketlerin tedarik zincirlerindeki çevresel, sosyal ve yönetişim risklerini daha etkin yönetmesini amaçlıyor. Program, aynı zamanda tedarikçilerin sürdürülebilirlik alanındaki bilgi ve uygulama kapasitesini geliştirmeyi hedefliyor. Başvurular 3 Kasım 2026 tarihine kadar yapılabilecek.
Tedarik zincirleri; iklim değişikliği, kaynak kullanımı, çalışma koşulları, insan hakları, iş etiği ve sorumlu iş uygulamaları gibi çok sayıda başlığın yönetilmesinde belirleyici rol oynuyor. UN Global Compact verileri, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim etkilerinin yaklaşık yüzde 67’sinin tedarikçileriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor. Bu tablo, sürdürülebilirlik performansının yalnızca şirketlerin kendi faaliyetleri üzerinden değerlendirilemeyeceğine işaret ediyor.
İklim kaynaklı riskler, ulusal ve uluslararası düzenlemelerdeki değişimler, yatırımcı ve müşteri beklentileri ile küresel değer zincirlerindeki dönüşüm, tedarik zinciri yönetimini stratejik bir rekabet ve uyum alanına taşıyor. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi de Türkiye’de sürdürülebilirlik konusunda ilerleme kaydedildiğini, ancak değer zinciri uygulamalarının öncelikli gelişim alanı olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Analizde, şirketlerin kendi operasyonlarında elde ettiği kazanımları tedarikçilerine ve iş ortaklarına aktarması; izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem süreçlerini güçlendirmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı, bu ihtiyaçtan hareketle şirketlerin sürdürülebilirlik yaklaşımını değer zincirlerine yaymasına yardımcı olacak. Programa katılan şirketler, tedarik zincirlerinin performansını ölçüp karşılaştırabilecek, tedarikçilerinin gelişim alanlarını tespit ederek kapasite artırma çalışmalarını destekleyebilecek. Katılımcılar ayrıca sürdürülebilirlik düzenlemelerine uyum ve risk yönetimi süreçlerini geliştirme, iyi uygulama örneklerini inceleme ve deneyim paylaşma fırsatı bulacak.
Programa dahil olan tedarikçiler ise mevcut sürdürülebilirlik olgunluk seviyelerini değerlendirecek ve öncelikli gelişim alanlarını belirleyecek. Çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki eğitimlerle bilgi ve uygulama kapasitelerini artırmaları sağlanırken, ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumları da desteklenecek. Birebir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı hazırlama desteği, programın öne çıkan unsurları arasında yer alacak.
Programın ilk aşamasında tedarikçiler, Sürdürülebilirlik Öz Değerlendirme Aracı üzerinden mevcut durumlarını inceleyecek. Bu sürecin ardından çevrim içi eğitimler ve uzman oturumları düzenlenecek. Şirketler ise tedarik zincirlerindeki risk ve fırsatları analiz edecek; deneyim paylaşımı atölyelerinde iyi uygulamaları, ortak sorunları ve çözüm önerilerini ele alacak.
İkinci aşamada gerçekleştirilecek birebir görüşmelerle tedarikçilerin öncelikli ihtiyaçları ayrıntılı biçimde değerlendirilecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda, uygulanabilir ve somut adımlardan oluşan aksiyon planlarının hazırlanmasına katkı sunulacak. Böylece öz değerlendirmeyle başlayan süreç, tedarikçilerin koşullarına göre şekillenen bir gelişim programına dönüştürülecek.
UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, sürdürülebilirlik dönüşümünün şirketlerin kendi operasyonlarıyla sınırlı kalamayacağını belirtti. Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 80’inin tedarik zincirleri üzerinden yürüdüğünü söyleyen Öztürk, dünya genelindeki işletmelerin yüzde 90’ını oluşturan KOBİ’lerin toplam istihdamın yaklaşık yarısını sağladığını ve gelişmekte olan ekonomilerde gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğunu ifade etti.
Öztürk, Kapsam 3 emisyonlarının şirketlerin karbon ayak izinin yüzde 70 ila 90’ına ulaşabildiğine dikkat çekerek, KOBİ’ler ve değer zincirleri dönüşmeden sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmanın mümkün olmadığını vurguladı. KOBİ’lerin veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı eksiklikleri nedeniyle zorluk yaşadığını belirten Öztürk, şirketlerin tedarikçilerini yalnızca yükümlülüklerle yönlendirmek yerine ihtiyaç duydukları bilgi, araç ve kapasite gelişimiyle desteklemesi gerektiğini kaydetti.
Farklı sektörlerden ve ölçeklerden şirketlerin başvurabileceği program kapsamında şirketler, sürdürülebilirlik gelişimini desteklemek istedikleri tedarikçileri sürece dahil edebilecek. Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı için son başvuru tarihi 3 Kasım 2026 olarak açıklandı. Ayrıntılı bilgi ve başvuru için UN Global Compact Türkiye’nin program sayfası ziyaret edilebilir.




