İran Hürmüz Boğazı’nı Kapatınca Körfez Ülkeleri Alternatif Yollar Arıyor

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması sonrası Körfez ülkeleri, petrol ihracatında alternatif güzergahlar arayışına girdi.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapatmasının ardından, Orta Doğu’daki petrol üretici ülkeler, ihracatlarını sürdürebilmek için yeni güzergahlar aramaya başladı. Bu gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından gerçekleşti ve bölgedeki enerji ile lojistik sektörlerinde ciddi bir kriz yaşanmasına yol açtı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, 2 Mart gecesi yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere izin verilmeyeceğini ve bu yolda ilerlemeye çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurdu. Bu durum, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Arap Denizi’ne bağlayan Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla sonuçlandı ve bu, küresel enerji piyasaları açısından önemli bir etki yarattı.

Günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı tahmin ediliyor. Bu durum, bölgedeki ihracatçı ülkeleri alternatif yollar arayışına yönlendirdi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçen yıl günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk edildi. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ine denk geliyor ve sevkiyatların büyük bir kısmı Asya pazarına yapıldı.

Hürmüz Boğazı üzerinden en fazla ham petrol ve petrol ürünü ihraç eden ülke Suudi Arabistan oldu. Ülke, günlük 5 milyon 430 bin varil ham petrol ve 800 bin varil petrol ürünü sevk etti. Irak, günlük 3 milyon 320 bin varil ham petrol ve 310 bin varil petrol ürünü ile onu izledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), günlük 2 milyon 20 bin varil ham petrol ve 1 milyon 220 bin varil petrol ürünü ihraç ederken, İran günlük 1 milyon 690 bin varil ham petrol ve 720 bin varil petrol ürünü, Kuveyt ise günlük 1 milyon 400 bin varil ham petrol ve 970 bin varil petrol ürünü ihraç etti.

Alternatif güzergah arayışında, Mısır da devreye girdi. Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Kerim Bedevi, günlük 2,5 milyon varil kapasiteye sahip Süveyş-Akdeniz Boru Hattı aracılığıyla Suudi Arabistan ham petrolünün Kızıldeniz’den Akdeniz’e taşınmasına yardımcı olmaya hazır olduklarını belirtti. Ancak mevcut alternatiflerin sınırlı olduğu ve Hürmüz Boğazı’na alternatif sunan hatların toplam kapasitesinin günlük 3,5-5,5 milyon varil seviyesinde kaldığı ifade ediliyor.

Diğer yandan, LNG ihracatı da olumsuz etkilenmiş durumda. Geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan 112 milyar metreküp LNG ihracatı yapıldı ki bu, küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sine denk geliyor. Ancak mevcut LNG sıvılaştırma tesisleri dışında başka bir alternatif bulunmuyor.

Dubai merkezli enerji danışmanlık şirketi Qamar Energy’nin CEO’su Robin Mills, petrol ticaretinde yalnızca Suudi Arabistan ve BAE’deki boru hatlarının Hürmüz Boğazı’na alternatif olduğunu belirtti. Kızıldeniz hattındaki risklere dikkat çeken Mills, Suudi Arabistan’ın ihracatını Yenbu’ya kaydırmaya hazırlandığını ifade etti. Ancak LNG ticaretinde şu anda hiçbir alternatif güzergahın mevcut olmadığını vurguladı.

Katar merkezli Orta Doğu Küresel İlişkiler Konseyi’nden Kıdemli Araştırmacı Justin Dargin, kısa vadede büyük ölçekli ve hemen uygulanabilir alternatiflerin bulunmadığını belirtti. Hürmüz Boğazı’ndan günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün geçtiğini hatırlatan Dargin, mevcut alternatiflerin yalnızca şoku yumuşatabileceğini, Hürmüz’ün yerini alamayacağını ifade etti.

Sonuç olarak, Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bölgedeki enerji ticaretinde büyük bir belirsizlik yaratırken, Körfez ülkeleri alternatif yollar arayışında sıkıntılarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu