Hatimoğulları: Barışın Gerçekleşmesi İçin Hepimizin Sahiplenmesi Gerek
Hatimoğulları, barışın gerçek olabilmesi için toplumun her kesiminin bu süreci sahiplenmesi gerektiğini vurguladı.
Dersim’de düzenlenen 24. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde konuşan Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, festivalin önemine dikkat çekerek, Dersim halkının asimilasyon politikalarına karşı verdiği mücadeleyi vurguladı. Hatimoğulları, bu festivalin büyük bir emekle ve bilinçle gerçekleştirildiğini ifade ederek, katliamlarla yok edilemeyen Alevi inancının hala güçlü bir şekilde var olduğunu belirtti.
Hatimoğulları, Dersim’in acı bir geçmişe sahip olduğunu ve 1937-38 yıllarında yaşanan katliamların ardından asimilasyon politikalarının devam ettiğini dile getirdi. Bu bağlamda, özel harp politikalarıyla kültürel değerlerin çürütülmeye çalışıldığını ve bu durumun özellikle genç kadınlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ifade etti. Hatimoğulları, Dersim’in bu tür politikalar için bir laboratuvar gibi kullanıldığını vurguladı.
Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmanın, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kadar uzanması gerektiğini belirten Hatimoğulları, bu konuda toplumun sesini yükseltmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği etkinlikte devletin Aleviliği pazarlamaya çalıştığını ve bu durumun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Hatimoğulları, ekolojik yıkımlara da dikkat çekerek, Munzur Dağları’na verilen maden ruhsatlarının doğaya zarar verdiğini ve bu durumun inanç merkezleri açısından da tehdit oluşturduğunu dile getirdi. Dersim’in tarihi ve kültürel değerlerine sahip çıkılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, toplumun bu konuda ortak bir mücadele vermesi gerektiğini vurguladı.
Barış mücadelesinin ekmek kavgasıyla birleşmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, Kürt halkının kimliği ve kültürü için, Alevi canların ise inançları için mücadele ettiğini belirtti. Ancak bu mücadelelerin birleştirilmesi gerektiğini, aksi takdirde tek başına direnmenin zor olacağını söyledi. Ayrıca, İmralı’da oluşan mutabakatın yasaya yansıması gerektiğini belirterek, bu yasanın Kürt sorununa barışçıl bir çözüm sunması gerektiğini ifade etti.
Hatimoğulları, barışın ancak toplumun her kesimi tarafından sahiplenilmesiyle mümkün olacağını, farklı halkların ve inançların bir arada barış içinde yaşaması için ortak bir mücadele verilmesi gerektiğini dile getirdi. Son olarak, Cumhuriyet’in demokratikleşmesi ve tüm farklılıkların eşit yurttaş olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.




