Avrupa’da Uçuş İptalleri: Türkiye Jet Yakıtında İhracatçı
Lufthansa’nın uçuş iptalleriyle birlikte Türkiye, jet yakıtında net ihracatçı konumunu güçlendiriyor.
Küresel havacılık endüstrisi, devam eden savaşın etkisiyle ciddi bir krizle karşı karşıya kalırken, Lufthansa, 20 bin uçuşunu iptal etmek zorunda kaldı. Türkiye ise bu süreçte yaptığı yatırımlarla jet yakıtında herhangi bir kriz yaşamazken, Türk Hava Yolları, küresel bağlantı rolünü daha da güçlendirdi.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya genelinde jet yakıtı krizini gündeme taşıdı. Ham petrol fiyatları artış gösterse de, jet yakıtı fiyatları mart ayı başına göre iki katına çıktı. Bunun sebebi, Körfez bölgesinin hem ham petrol hem de işlenmiş jet yakıtı için kritik bir transit noktası olması.
Savaşın akaryakıt fiyatlarını artırması, hava yolu şirketlerini olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz hafta, pilot ve kabin çalışanlarının grevi nedeniyle yüzlerce uçuş iptal edildi. Almanya merkezli Lufthansa, maliyet artışları sebebiyle iştiraki Cityline’ın operasyonlarını durdurma kararı aldı ve ekim ayı sonuna kadar 20 bin kısa mesafeli uçuşun iptal edileceğini duyurdu. Bu kararın, 40 bin metrik ton kerosen tasarrufu sağlayacağı belirtildi.
Avrupa’daki hava trafiği bu şekilde devam ederken, Türk Hava Yolları için büyük bir fırsat doğdu. Dünya genelinde birçok ülke, havacılık sektörünün ihtiyaçlarını karşılamak için dışa bağımlıyken, Türkiye jet yakıtında net bir ihracatçı konumunda. Bu durum, Türkiye’nin hem iç talebini yerli üretimle karşıladığını hem de dışa ihracat yaptığını gösteriyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) verilerine göre, Türkiye 2023 yılında yaklaşık 5,3 milyon ton havacılık yakıtı ihraç etti. Bu rakam, İngiltere’nin net ithalatının yarısından fazlasına denk geliyor ve birçok ülkenin ithalat rakamını geride bırakıyor.
Türkiye’nin rafinerileri, bu başarılı tablonun temelini oluşturuyor. TÜPRAŞ’ın dört rafinerisi ve SOCAR’ın Aliağa’daki STAR Rafinerisi, Türkiye’yi bölgesel bir üretim merkezi haline getiriyor. Rusya, Irak ve Azerbaycan’dan ithal edilen ham petrol, bu rafinerilerde işlenerek hem iç tüketime hem de ihracata sunuluyor. Bu model, Türkiye’nin enerji dengesinde önemli bir avantaj sağlıyor.
2025 itibarıyla bu avantaj, kurumsal sözleşmelerle de pekiştirildi. TÜPRAŞ, İstanbul Havalimanı’na yılda 1,8 milyon ton jet yakıtı tedarik etmek üzere beş yıllık bir anlaşma imzaladı. SOCAR’ın STAR Rafinerisi ise 2025-2027 döneminde ek 700 bin ton tedarik taahhüdünde bulundu. Böylece, yalnızca İstanbul Havalimanı için yerli kaynaklardan yılda 2,5 milyon tonun üzerinde arz güvence altına alındı.
Geçtiğimiz hafta Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa’nın jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle Avrupa içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıkladı. AB rafinerileri, jet yakıtı tüketiminin yüzde 70’ini karşılayabiliyor, geri kalan kısmı ise özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor.




