Her 8 Kadından 1’ini Etkileyen PCOS’un İsim Değişikliği

Kadınlarda sık görülen hormonal hastalık PCOS’un ismi neden değişti? Uzmanlar, bu sendromun çok yönlü yapısını vurguluyor.

Kadınların üreme döneminde en yaygın hormonal rahatsızlıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile ilgili isim değişikliği tartışmaları gündeme geldi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zarnigar Gadirli, PCOS adının hastalığın sadece yumurtalıklardaki kistlerle sınırlı olduğu izlenimini verdiğini belirtti. Oysa bu sendromun hormonal denge, metabolizma, insülin seviyesi, cilt sağlığı ve psikolojik durum üzerinde çok sayıda etkisi olduğunu vurguladı. Yeni terminoloji olan PMOS, hastalığın çok boyutlu yapısını daha doğru bir şekilde ifade etmeyi hedefliyor.

PMOS’un belirtileri arasında adet düzensizliği, kilo artışı, aşırı tüylenme, akne, saç dökülmesi ve kısırlık gibi sorunlar yer alıyor. Op. Dr. Gadirli, bu hastalığın yalnızca jinekolojik sorunlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda insülin direnci ve metabolik risklerle de ilişkili olduğunu ifade etti. En yaygın belirtiler arasında adet düzensizliği, yumurtlama problemleri, kısırlık, kilo artışı, karın bölgesinde yağlanma, insülin direnci, akne, aşırı yağlı cilt, tüylenme artışı ve saç dökülmesi bulunuyor. Ayrıca, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları da bu tabloya eşlik edebiliyor.

Op. Dr. Gadirli, PMOS tanısının yalnızca ultrason görüntüleriyle konulmadığını, bazı hastalarda polikistik görünüm olmadan da hastalığın mevcut olabileceğini belirtti. Tanı sürecinde adet düzensizliği, hiperandrojenizm bulguları ve ultrasonografik değerlendirmelerin bir arada ele alındığını ifade eden Gadirli, tiroid hastalıkları ve diğer hormonal bozuklukların da mutlaka dışlanması gerektiğini vurguladı.

PMOS tedavisinin kişiye özel olarak planlandığını belirten Op. Dr. Gadirli, yaşam tarzı değişikliklerinin tedavi sürecinde kritik bir rol oynadığını belirtti. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü, tedavinin temel taşlarını oluşturuyor. Hafif kilo kaybının bile hormonal denge üzerinde olumlu etkiler yarattığını ifade eden Gadirli, tedavi sürecinde hormonal düzenleyici tedaviler, insülin direncine yönelik yaklaşımlar ve gebelik planı olan hastalarda yumurtlama tedavilerinin de uygulandığını açıkladı.

Erken tanının önemine de dikkat çeken Gadirli, PMOS’un yalnızca kadın sağlığı açısından değil, uzun vadeli metabolik sağlık açısından da izlenmesi gerektiğini belirtti. Erken tanı ve düzenli takip ile hem yaşam kalitesinin artırılmasının hem de ileride oluşabilecek sağlık risklerinin azaltılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu