Galerist 25. Yıl Sergisi: Gönül İşi’nin Hikâyesi
Galerist 25. yıl sergisi Gönül İşi, 49 sanatçıyı geçmiş ve yeni eserlerle buluşturuyor. Ekip, serginin emeğini ve galericiliğin dönüşümünü anlatıyor.
2001’de İstanbul’da kurulan Galerist, çeyrek asırlık yolculuğunu 49 sanatçının eserlerini buluşturan Gönül İşi sergisiyle kutluyor. Galerinin geçmiş sergilerinden seçilen yapıtlarla bu özel etkinlik için üretilen yeni çalışmalar, kronolojik bir arşiv anlayışının ötesine geçerek Galerist’in yıllar içinde oluşan kolektif portresini ortaya koyuyor.
Galerist 25. yıl sergisi, yalnızca sanatçıların üretimlerini değil, galerinin arkasında biriken ilişkileri, iş birliklerini ve emeği de görünür kılıyor. Bu nedenle Galerist, 25 yıllık hikâyesini tek bir yöneticinin anlatımıyla sınırlamak yerine farklı görevler üstlenen ekip üyelerinin ortak sözlerine başvurdu. Müge Çubukçu, Selin Akın Erlaçin, Ecem Ümitli, Efsa Aktar, Güneş Çalışkanlar ve Yunus Aras; sanatçı temsilinden prodüksiyona, iletişimden satışa uzanan deneyimlerini paylaştı.
25 yıllık hikâyeyi bir araya getiren sergi
Gönül İşi başlığı, Galerist’in ortaklarından Melkan Gürsel’in geçmişteki bir röportajından alındı. Ekip, sanatın her alanında üretim, bağlılık ve sabır kadar gönül vermenin de belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Sergi bu yönüyle bir yıl dönümü etkinliğinden çok, Galerist’in kimliğine katkıda bulunan sanatçılara, çalışanlara, koleksiyonerlere, meslektaşlara ve izleyicilere yönelik bir vefa buluşması niteliği taşıyor.
Seçkide, Galerist’in tarihinde önemli yer tutan isimlerin çalışmaları yeni üretimlerle yan yana geliyor. Haluk Akakçe, Hüseyin Bahri Alptekin, Semiha Berksoy ve Şahin Kaygun’un eserlerinin yeniden izleyiciyle buluşması, galerinin geçmişiyle bugününü aynı mekânda ilişkilendiriyor. Sergi hazırlıkları sırasında bazı sanatçılarla ilk kez doğrudan iletişim kurulması da Galerist’in erken dönemlerine ilişkin yeni anlatıların ortaya çıkmasını sağladı.
Geçmiş sergilerden hatırlanan bazı mekânsal düzenlemeler, sergileme unsurları ve duvar renkleri de etkinlik kapsamında yeniden yorumlanıyor. Farklı kuşaklardan sanatçıların eserleri arasındaki beklenmedik bağlar, sergi için üretilen yeni çalışmalarla daha önce gösterilmiş yapıtları aynı anlatı içinde buluşturuyor.
Bir serginin arkasındaki görünmeyen emek
Galerist ekibine göre ziyaretçinin açılış günü gördüğü sergi, hazırlık sürecinin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Fikrin ortaya çıkmasından sanatçılarla yürütülen görüşmelere, atölyelerle kurulan iletişimden üretim planlamasına, nakliyeden kurulum ve ışık ayarlarına kadar çok sayıda aşama serginin tamamlanmasını sağlıyor.
49 sanatçının yer aldığı kapsamlı bir projede bu süreç daha da yoğunlaşıyor. Galeriler ve koleksiyonerlerle yapılan iş birlikleri, eserlerin temini, teknik gerekliliklerin çözülmesi ve her yapıtın sergi içindeki konumunun belirlenmesi, görünür sunumun arkasındaki temel çalışmaları oluşturuyor. Sanatsal yaklaşım ile teknik altyapıyı birlikte yürütmek, prodüksiyon ekibinin başlıca sorumlulukları arasında yer alıyor.
Ekip içindeki fikir ayrılıkları da sergi üretiminin doğal bir parçası olarak görülüyor. Özellikle kurulum sırasında eserlerin yerleşimi, asılma biçimi, duvar rengi ve mekâna yapılacak müdahaleler üzerine yürütülen tartışmaların, çoğu zaman daha güçlü yerleştirme fikirleri doğurduğu belirtiliyor. Gönül İşi de bu ortak çalışma kültürünün ve farklı görüşlerin bir araya gelmesinin sonucu olarak tanımlanıyor.
Sanatçılarla ve koleksiyonerlerle uzun soluklu ilişkiler
Galerist ekibi, sanatçıların kariyerlerini tek bir modele göre değerlendirmediğini vurguluyor. Sanatçının ihtiyaçları, hedefleri ve çalışma koşulları doğrultusunda sorumlulukların birlikte belirlenmesi; kararların ortak alınması ve uzun vadeli destek mekanizmalarının oluşturulması, temsil ilişkisinin temelini oluşturuyor. Galerinin programında farklı kuşaklardan sanatçıların yanı sıra orta ve ileri kariyer sanatçıları ile miras temsilleri de bulunuyor.
Koleksiyonerlerin sanatla ilişkisinde de yıllar içinde belirgin bir dönüşüm gözlemleniyor. Galeriye göre koleksiyonerler sergileri daha düzenli takip ediyor, Türkiye’deki ve uluslararası sanat ortamındaki gelişmeleri araştırıyor, sanatçıların atölyelerini ziyaret ediyor ve yayınları yakından izliyor. Bir eseri koleksiyona dahil etme kararı, eserin kişisel anlatıyla kurduğu bağ ve sanatçıya duyulan merakla birlikte daha anlamlı hale geliyor.
Türkiye’den sanatçıların uluslararası alanda kalıcı görünürlük kazanmasının ise süreklilik, sabır ve sanatçıya özel stratejiler gerektirdiği ifade ediliyor. Fuarlar, sergiler ve farklı galerilerle yapılan iş birlikleri aracılığıyla sanatçıların doğru çevrelerle buluşturulması hedefleniyor. Galerist’in Semiha Berksoy’un eserlerini 2018’de Vigo Gallery ile Frieze Masters’da sunması, bu uzun vadeli yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor. Ekip, güncel sanat piyasasının hızına uyum sağlarken sanatçıların özgünlüklerini korumaya çalıştığını belirtiyor.
Yayıncılık ve ekip kültürü
Galerist’in 2006’da aynı adla yayımladığı sanat gazetesiyle başlayan yayıncılık çalışmaları, daha sonra Art Unlimited, sergi katalogları, monografiler ve catalogue raisonné projeleriyle genişledi. Ekip, sanat yazınının Türkiye’de güçlü kalemler ve istikrarlı yayınevleri sayesinde sürdüğünü; ancak hızla değişen gündem karşısında farklı kuşakların birbirine yanıt verebildiği, eleştirinin ve tartışmanın devam ettiği mecralara duyulan ihtiyacın önemini koruduğunu söylüyor.
Galerist’teki çalışma biçimi, ekip üyelerinin kendi sorumluluk alanlarıyla sınırlı kalmaması üzerine kuruluyor. Açık ofis düzeninin de etkisiyle çalışanlar gün içinde sürekli fikir alışverişinde bulunuyor, gerektiğinde birbirlerinin yükünü paylaşıyor ve projeleri birlikte geliştiriyor. Bu yaklaşım, galerinin 25 yıllık hikâyesini tek tek kişilerin değil, ortak üretimin sonucu olarak şekillendiriyor.
Ekip üyeleri geçmişteki sergilerden birini yeniden açma fırsatı bulsaydı farklı projeleri seçiyor: Ecem Ümitli, Nil Yalter’in 20. yy – 21. yy (2011) sergisini; Müge Çubukçu, Haluk Akakçe’nin Time Travel (2012) sergisini; Selin Akın Erlaçin, Dark Deep Darkness and Splendor (2017) sergisini; Yunus Aras, Açık Mekan 2 (2020) sergisini; Güneş Çalışkanlar, Lara Ögel’in Üzerimdeki Yıldızlı Gökyüzü ve İçimdeki (2023) sergisini, Efsa Aktar ise İpek Duben’in 70’ (2025) sergisini yeniden görmek istediğini belirtiyor.
Galerist 25. yıl sergisi Gönül İşi, 16 Eylül–7 Kasım 2026 tarihleri arasında Galerist’in Tepebaşı’ndaki Passage Petits-Champs mekânında ziyaret edilebilir. Sergide farklı kuşaklardan 49 sanatçının geçmiş tarihli ve yeni üretilmiş eserleri yer alıyor.
Kapak ve sergi fotoğrafları: Zeynep Fırat.




