Ağaç Kavunu Kabuğundan Geliştirilen Çevreci Hidrojel
Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencileri, ağaç kavunu kabuğundan yüksek emiciliğe sahip hidrojel üretti.
Samsun’daki Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde eğitim gören Duygu Haspolat ve Zeynep Güney, halk arasında ağaç kavunu olarak bilinen citrus maxima meyvesinin kabuklarını kullanarak yenilikçi bir hidrojel üretmeyi başardı. Bu doğal malzeme, yüksek hidrofilik özellikleri sayesinde “süper emici” bir yapı sergiliyor.
Proje, “İlaç Taşıyıcı Sistemler İçin Citrus Maxima’dan Hidrojel Üretimi ve Karakterizasyonu” başlığı altında gerçekleştirildi ve OMÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenmeye uygun bulundu. Çalışma, Kimya Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Feza Geyikçi’nin danışmanlığında yürütülüyor.
Geliştirilen hidrojelin, yara bantlarında ilaç taşıyıcı ve bariyer malzemesi olarak, bebek ve hasta bezlerinde ise yüksek emicilik sağlayan bir yapı olarak kullanılması hedefleniyor. Ayrıca, biyobozunur ve biyouyumlu özellikleri sayesinde çeşitli endüstriyel ve medikal alanlarda da değerlendirilmesi planlanıyor.
Proje danışmanı Prof. Dr. Feza Geyikçi, çalışmanın önemine vurgu yaparak, “Yeni nesil malzemeler arasında yer alan hidrojellerin sentezine odaklandık ve bunu doğal tarımsal atıklardan yararlanarak gerçekleştirmeyi hedefledik. Ülkemizin güney bölgelerinde de yetişen citrus maxima kabuklarından yüksek hidrofilik özelliklere sahip süper emici hidrojeller elde etmeye çalıştık,” dedi.
Geyikçi, tarımsal atıkların katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesinin önemine değinerek, “Citrus maxima kabukları, bir sektörde süper emici ve nem tutucu bir malzeme olarak değerlendirilebilir. Laboratuvar çalışmalarının tamamlanmasının ardından, uzun vadede ilaç taşıma sistemlerinde kullanım potansiyeli de ele alınabilir. Ayrıca hidrojel yapısına farklı katkılar eklenerek yara bandı uygulamaları geliştirilebilir,” ifadelerini kullandı.
Projenin temel hedefinin, kullanım alanına göre sentez koşullarını değiştirerek farklı hidrojel türleri üretmek olduğunu belirten Geyikçi, bu ürünlerin test edilerek sanayiye kazandırılmasının amaçlandığını ifade etti.



