İlerleme: Yıkımın İçinde Yas ve Umut Arayışı

İzmir Devlet Tiyatrosu, ‘İlerleme’ oyunu ile yasın ve normalleşmenin sorgulandığı bir sahne deneyimi sunuyor.

İzmir Devlet Tiyatrosu, Matei Vișniec’in kaleme aldığı ve Burak Üzen’in çevirdiği “İlerleme” adlı oyunu, 17-21 Şubat tarihleri arasında Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde sahneleyecek. Oyun, “normalleşme” kavramının gerçek anlamda mümkün olup olmadığını sorguluyor.

Ragıp Haykır Sahnesi’ndeki afiş, “İlerleme” ismiyle bir soru işareti gibi duruyor; yıkımın ortasında ilerleyip ilerleyemeyeceğimizi sorguluyor. İzmir Devlet Tiyatrosu, bu çok katmanlı metni sahneye taşırken, Yunus Emre Bozdoğan yönetiminde seyircilerle buluşturuyor.

Sahnenin merkezinde, Işın Yıldız’ın canlandırdığı Anne karakteri yer alıyor. Oğlunu kaybeden bir anne, kaybının izini sürerken, acıyı bir nesneye tutunarak anlamlandırmaya çalışıyor. Oyun, kaybın yerini neyle doldurabileceğimiz sorusunu derinleştiriyor.

Baba karakterini canlandıran B. Atila Karagöz, “dayanma” kavramını evin içindeki ağır suskunlukla harmanlayarak, kırık dökük bir yaşamın gerçekliğini sahneye yansıtıyor. Oğul (Kerem Corogil) ve Kız (Berfin Türköz Kurt) ise bu yıkımın içinde yalnızca karakterler değil, bir ailenin parçalanmış yapısını temsil ediyorlar.

Vișniec’in yazdığı metin, izleyiciyi tek bir duyguya hapsetmiyor; aksine, sahnede farklı karakterlerin varlığıyla insanın parçalanmış halini gözler önüne seriyor. Fatih Yurdakul, Stanko / Adam / 1. Komşu rolleriyle savaşın insanları nasıl böldüğünü gösteriyor. Ömer Polat, Milis (Marco) / Travesti / Gorak / 2. Komşu karakterleriyle, oyunun acı gerçeklerine yeni bir boyut ekliyor. Efe Akercan, Znorko / Sürekli Sırıtan Adam / Frantz / 3. Komşu karakteriyle, mizahın karanlık yönünü sahneye taşıyor. Fatma Konu ise Yrvan / Pralic geçişleriyle, insanın bir anda hem tanık hem fail olabileceğini vurguluyor.

Oyun, başlangıçta Mesure Syuleyman’ın sesiyle açılıyor ve bu hikâyenin yalnızca bir savaş hikayesi değil, aynı zamanda bir hatırlama mücadelesi olduğunu belirtiyor. “Normalleşme” kavramı, acının kabul edilmesiyle mi başlıyor, yoksa enkazın üzerinin örtülmesiyle mi?

“İlerleme”, bu soruları seyircinin önüne sererken, kesin cevaplar sunmuyor. Oğlunun yasını tutan bir annenin arayışında herkes kendi kaybını hatırlıyor. En sert anlarda ise şu soru akıllarda kalıyor: Yeniden inşa edilen evler var; peki, yeniden inşa edilemeyen insanlar?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu